Uçurdum bütün yazıları ki çok canımı sıkmaktaydılar. Böyle aslında Twitter tarzı basit bir yazılım olsaydı daha iyiydi, üstelik daha hızlı. Neyse bununla idare edeceğiz şimdilik. Dönelim konumuza, yani neden bütün yazıları sildiğimize.
Aslında yazılar değildi sadece silinenler. Bilgisayarımdan da bazı dosyaları sildim. Hatta msn listemden de birileri uçtu. Başka kullandığım bir dalga yok zaten. Haftada bir iki defa Facebook, o kadar. Orda da toplasan elli kişi ya vardır ya yoktur listemde. Konuyu dağıtıyorum yine bak şimdi. Neden sildim bunları, sorumuz buydu. Sildim çünkü artık canım yeni bir başlangıç yapmak istedi. Önceki yazılarıma malesef ulaşamayacaksınız, ben de ulaşamayacağım ama bunun için hiç üzgün değilim, o yüzden siz de üzülmeyin.
Öğrenmem gereken bazı hususlar var bu yenilenmeyle alakalı. Acaba eski benden bazı bölümleri saklamalı mıyım bilmiyorum. Gerçi aile kavramım çok aşırı derecede saÄŸlam olduÄŸundan onlarla iletiÅŸimimi elbette koparamam. Zaten çulsuz adamın da tekiyim, öyle gideyim baÅŸka bir evde yaÅŸayayım falan, bana göre deÄŸil bu iÅŸler. Gerçi elimde öyle bir fırsat olsa da yapmazdım sanırım, yine de büyük konuÅŸmamak gerekir ama kanımca yapmazdım. Evet büyük konuÅŸmamak gerekir. Bunu nefis bir ÅŸekilde öğrenmiÅŸtim. Ben ÅŸimdi bunu düşündüm de, anıları da silmem gerekiyor mu ki sorusu geldi aklıma. EÄŸer anıları da silmeye çalışırsam biraz zorlanırım. Gerçi harikulade anılarım yok, olanlar da yüzyıllar önceydi sanki. Hayal meyal hatırlamama neden olacak çok olay gördüm onların üzerine. Yine de anımsayabiliyorum, mesela bir gün Bostancı’dan Maltepe’ye yürüyüşümü. Yürürken müzik dinlemenin zevkli olduÄŸunu hatırlamıştım. Bak mesela bu zevkliydi ama daha sonra hiç yapmadım, hatta o kadar zaman geçmiÅŸ olmasına raÄŸmen toplasak elli tane ÅŸarkı dinlememiÅŸimdir yürüyüşten ÅŸu ana kadar. Pek de vefasız gördüm kendimi. Muhtemelen müziÄŸin umrunda deÄŸildir bu vefasızlık. Yalnız kendi kendime konuÅŸmaktan vazgeçebileceÄŸimi sanmıyorum. O benim için çok baÅŸka bir keyif. Sayesinde yakında kusursuz bir aktör olarak baÅŸrol oynayabilirim. Diksiyon desen var, vücut dili desen hat safhada, mimikler desen benden iyisi yok, ses desen etkileyici dense küfür edilmiÅŸ sayarım. -Not: Burdan sonrası çok daha farklı ÅŸekilde yazılmıştı, aktörlük bilmemne hakkında bazı yazılar vardı. Daha sonra sildim bu kısmı.-
Şimdi ilginç bir tespit yaptım kendimle ilgili. Üzülünce aşırı derecede üzecek konuşmalar yapabiliyormuşum. O üzüntünün acısını bu şekilde çıkarıp sakinleşince de üzülebiliyormuşum. Aslında bu kötü bir tespit çünkü ilk defa başıma geliyor. Pek pişman olmadım şimdiye dek söylediklerimden ya da yaptıklarımdan. Sonuç olarak kötü biri olmanın baş ilkesi değil mi kötü bir dile sahip olmak? Sanki iyi biri olunca madalya taktılar. Gerçi madalya beklemek de ayrı bir andavallık da, en azından beklenti fazlalaşıyor haliyle. Aslında çok beklentim de olmadı şimdiye dek, sadece bir gülüş, belki bir teşekkür. Ya da ne bileyim bir nasılsın iyi misin sorusu. Öyle laf olsun diye değil ama, ısrarcı bir şekilde. Gerçekten sorunun cevabını öğrenmek istercesine sorulan bir nasılsın sorusu. Meraktan sorulan, laf olsun diye değil. En güzel jesttir bu benim için. Jestti bir zamanlar.
Şöyle bir saÄŸlama yaptım. İyi biri olmaya çalışan gerizekalı, her samimi yaklaşımından sonra aldığı birbirinden güzel ayarlarla ÅŸamar oÄŸlanına döner. Åžamar oÄŸlanına dönmesi gerizekalılıktan deÄŸil, gerçekten etrafındakileri seviyor olmasındandır. El isteyene elini uzattıktan sonra, eli isteyen kiÅŸi onu düşürse bile ses etmemesidir bu gerizekalının güzelliÄŸi. Nihayetinde görür ki her seferinde yere düşüyor. Åžu halde geriye tek çare kalmaktadır. DoÄŸru olduÄŸuna inandığını deÄŸiÅŸtirerek, yerdekinin üstüne basıp yükselmeyi doÄŸru olarak kabul etmek. Aslında buna inanmaya zorunlu bırakıldığından, bu saf gerizekalının yine de pek bir suçu yok. Gerçi doÄŸrunun ne olduÄŸunu biliyor ama o kadar çok yorulmuÅŸ ki yarı yolda bırakılmaktan, üzülmekten, kırılmaktan…böyle ibneleÅŸebiliyor muntazaman konuÅŸmalarında bile. Åžu halde yapması gereken gayet basit deÄŸil mi? Bir daha aynılarını yaÅŸamamak için, doÄŸrularını deÄŸiÅŸtirmek. Aslında hayat o kadar da zor deÄŸilmiÅŸ. Bir nevi tetikçilik sizin anlayacağınız.
Bakın ne güzel, sizden biri daha geldi dünyaya. Sevinmelisiniz artık, kadehleri tokuşturup bunu kutlarken güzel güzel sevişin. Yalnız sonunda bu hesap eğer size dönerse, üstünüze bastım diye mızıklamak, ibneleşmek yok. Ben en azından hala dürüst bir kötüyüm ve açık açık söylüyorum. Bulduğumda hiçbirinizin gözünün yaşına bakmam. Oracıkta pekmezinizi akıtırım.
Haberiniz olsun.