Geçmişi unutabilir mi insan? Hayal ettiği şeylere ulaştığında, o hayallerin gerçek olduğunu gördüğünde artık o gerçekten vazgeçebilir mi? Bunca güzellikler, bunca gülümsemeler ve mutluluklardan ve aslolan onun kaynağından, insan gözünün nurundan vazgeçebilir mi? Varolanın ve hep varolacağını düşündüğün şeyden vazgeçmek zor, bütün kurduğun, emek verdiğin, gözün gibi baktığın değerlerinden vazgeçemezsin bir anda. Her zaman kalbinde yeşerttiğin bu umuttan vazgeçmek çok zor... Asla unutulmayacak olanlar birgün yitip gittiğinde kalbinde acısını taşımak çok zor. Sürekli birbirine doğru yaklaşan dört düvar arasında ne yapabilir insan? Giyotinde ceza olarak "doya doya bak ona" denmesi ve ona bir daha dokunamayacak, onu düşünemeyecek olmanın verdiği acıyla son bir kez onu görmekten dolayi aldığın mutluluk... Kalpte açılan yaranın sigara külüyle dağlanması gibi ve o acının bütün bedeni sarması ve bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı düşüncesi. Akabinde o adrenalin ile akla düşen umutlar ve eskisi gibi olursa o yaranın mutlaka geçeceği gerçeği... Bir söz ile bütün herşeyin mahvolması, kaybolması ve başın öne düşmesi, bir kovanın içine. Evet ben gördüm bunu ve yaşadım, sonrasını da iyi biliyorum. Hissizlik, geri dönüşü olmayan ve asla bitmeyecek olan hüzün ve huzursuzluk dışında. Kovanın içinde bedenden ayrı olsa dahi gözden dökülen ve hep dökülecek olan yaşlar, şu sırada bile özlemden akıp gidenlerden... ve bilmek, kovanın içindeki o kopmuş başın bile geri dönüşü olabileceğini ve bu adrenalinin verdiği umut yüreklendiriyor insanı. O hissiz başın gözlerinden akan yaşlarla bile umudunun olması gelecek için ve geçmişin devam etmesi için, asla dönüşü olmayan yol yoktur sözüne inancı olmayanların haksızlığını ispatlamak değil amaç, onların haksızlığı zaten bilinirken çekilen cezanın cezayı veren kişi dolayısıyla çekilmesinin kutsal sayılması ve kafası kesilmiş olsa bile kesen için hala bir umut taşıması aslolan. Uğruna herşeyi feda eden ve bunu yaparken asla ispat amacı gütmeyen, sevdiği kişi için bunu sadece sevmesinden dolayı yapan birinin umudu yokolamaz asla. Büyük bir eşeklik etmiş olsa da affedilmeyi beklemek, tarifi imkansız bir acıyla da olsa affedilmeyi beklemek ve bu acının dinmesini istemek, "kaderim, onun için çekerim" demek ve beklemek sadece, eli kolu bağlı olmanın verdiği çaresizlikle. Affedilmeyecek olsa da bu ihtimal sonsuza dek tükenene kadar sunduğu sadakati ve bağlılığı göstermek...
Kaderim, senin için bunu da isterim gözümün nuru...