Bak yine sana geldim. Bugün neler okudum, neler duydum bilsen aklın döner. Duyduklarım beni ayakta tuttu bugün. Uzun zaman da gider böyle, garip bir huzur var içimde. Uzun zamandır aradığım bir huzur. Anlatacağım elbette. Çok meraklandın biliyorum.
Koca şeyhülislam, gidiyor ve birinin muridi oluveriyor. Nefsini köreltmek için de muridi olduğu kişi şeyhülislama dışarda ciğer satmasını ve tuvaleti temizlemesini söylüyor. 3 sene geçiyor aradan ve 3 senenin sonunda şeyhülislam nefsine uyup tuvaleti temizlerken "ben bu hallere düşecek adam mıydım?" diyor. Birden irkilip nefsine yenik düştüğünü görünce tuvaleti sakalıyla temizlemeye başlıyor.
Doğrusu içimi titretti. Yutkunamadım bile, gözlerim doldu bunu okuyunca.
Bak hapşurunca geldi aklıma, eskiden hapşurduğumda kendimle aramda şöyle bir diyalog olurdu.
- Çok yaşa Yusuf.
- Hepberaber Yusuf.
Ne kadar ilginç bir çocuktum, kanepede amutda kalkıp ders falan çalışırdım, kitap okurdum. Televizyon kapalıysa ödev yapamazdım. Cins bir çocuktum işte, acaiptim. Kendimle konuşmadan durmazdım, kendime nasihatlar verirdim. Sonra da bu nasihatlara bir türlü uyamaz, kendime kızardım. Zıpır bir çocuktum, yanlış yapardım ama bilerek yapardım. Korkmazdım pek, giderdim kafama koyduğum şeyin sonuna kadar. Gerçi hala da öyle. O zamanlardan tek kalmayan kendimle konuşmam. Aslında buraya yazarak kendimle de konuşuyor oluyorum gibi gibi. O zaman daha da sık yazmam lazım.
Adamı duası da çok güzelmiş.
Mütevaziliğimi sorgulamalıyım artık. Sabrımı ölçmeliyim, kendime çeki düzen vermem gerek biraz. Bu defaki nasihatlar boşa olmamalı. Özellikle mütevazilik ve sabır konusunda. Bu iki direk tepesinden bile sallanmamalı. Duydun mu beni Yusuf?
Artık alnında çizgilerin, gözlerinin altında çöküklerin var Yusuf. Ona göre davran.
Bu huzur çok değişik, çok anlamlı bir huzur...
Herkese iyi bayramlar.
Koca şeyhülislam, gidiyor ve birinin muridi oluveriyor. Nefsini köreltmek için de muridi olduğu kişi şeyhülislama dışarda ciğer satmasını ve tuvaleti temizlemesini söylüyor. 3 sene geçiyor aradan ve 3 senenin sonunda şeyhülislam nefsine uyup tuvaleti temizlerken "ben bu hallere düşecek adam mıydım?" diyor. Birden irkilip nefsine yenik düştüğünü görünce tuvaleti sakalıyla temizlemeye başlıyor.
Doğrusu içimi titretti. Yutkunamadım bile, gözlerim doldu bunu okuyunca.
Bak hapşurunca geldi aklıma, eskiden hapşurduğumda kendimle aramda şöyle bir diyalog olurdu.
- Çok yaşa Yusuf.
- Hepberaber Yusuf.
Ne kadar ilginç bir çocuktum, kanepede amutda kalkıp ders falan çalışırdım, kitap okurdum. Televizyon kapalıysa ödev yapamazdım. Cins bir çocuktum işte, acaiptim. Kendimle konuşmadan durmazdım, kendime nasihatlar verirdim. Sonra da bu nasihatlara bir türlü uyamaz, kendime kızardım. Zıpır bir çocuktum, yanlış yapardım ama bilerek yapardım. Korkmazdım pek, giderdim kafama koyduğum şeyin sonuna kadar. Gerçi hala da öyle. O zamanlardan tek kalmayan kendimle konuşmam. Aslında buraya yazarak kendimle de konuşuyor oluyorum gibi gibi. O zaman daha da sık yazmam lazım.
Adamı duası da çok güzelmiş.
Mütevaziliğimi sorgulamalıyım artık. Sabrımı ölçmeliyim, kendime çeki düzen vermem gerek biraz. Bu defaki nasihatlar boşa olmamalı. Özellikle mütevazilik ve sabır konusunda. Bu iki direk tepesinden bile sallanmamalı. Duydun mu beni Yusuf?
Artık alnında çizgilerin, gözlerinin altında çöküklerin var Yusuf. Ona göre davran.
Bu huzur çok değişik, çok anlamlı bir huzur...
Herkese iyi bayramlar.