Bak bunaldim. Tek ışık olarak da ekran mevcut. Tekli koltukta oturuyorum bak. Zaten hiç ikili koltukta ya da kanepede falan oturmak ihtiyacı hissetmedim. Oda da ufacık, büyüğüne de ihtiyacım yok. Anlayabiliyor musun?
Tam karşımda balkonun kapısı var, tül çekili. Perde yok ki zaten, ihtiyaç da yok. Dışardan bakan boşluk görür sadece. Anlamsız aptal bir ihtiyar görür belki de. Böyle zamanlarda ellerim de titrer evet. Enteresan da değil, mimiklerime hakim olamadığım da oluyor bu durumda. Sağımda kanepe var, üstünde de serilmek için bekleyen yatağım. Bak şimdi Leyla içeri girdi, görmeden çıktı. Ufak olduğunu söylemiştim değil mi odanın?
Neyse konumuz bunlar değildi zaten. Asıl konumuz muzlu çikolatalı pasta ile kaplumbağa. Bir de kutu, kutu sadece. Ona dair her şey bu kadar. Öylece durdu odamdaki masada. Pastayi kesen, yiyen, yerine götüren hep aynı iki eldi. Karşısında kaplumbağasını izledi, pastasını yedi. Mutlu hissettiği andı o, kaplumbağaya bakıyordu ve yanındaki resme. Az sonra ise odadaki mevcut halini alacaktı. Anlatacak kelime bulamadığı düşüncelere dalarak.
Tam karşımda balkonun kapısı var, tül çekili. Perde yok ki zaten, ihtiyaç da yok. Dışardan bakan boşluk görür sadece. Anlamsız aptal bir ihtiyar görür belki de. Böyle zamanlarda ellerim de titrer evet. Enteresan da değil, mimiklerime hakim olamadığım da oluyor bu durumda. Sağımda kanepe var, üstünde de serilmek için bekleyen yatağım. Bak şimdi Leyla içeri girdi, görmeden çıktı. Ufak olduğunu söylemiştim değil mi odanın?
Neyse konumuz bunlar değildi zaten. Asıl konumuz muzlu çikolatalı pasta ile kaplumbağa. Bir de kutu, kutu sadece. Ona dair her şey bu kadar. Öylece durdu odamdaki masada. Pastayi kesen, yiyen, yerine götüren hep aynı iki eldi. Karşısında kaplumbağasını izledi, pastasını yedi. Mutlu hissettiği andı o, kaplumbağaya bakıyordu ve yanındaki resme. Az sonra ise odadaki mevcut halini alacaktı. Anlatacak kelime bulamadığı düşüncelere dalarak.