karaladim

Acaip acaip bakınıyorum camdan. Ne yalan söyleyeyim, küfür ede ede. Yağmura, suya, havaya ve toprağa. Nedense imreniyor insan, biraz ıslaklığın verdiği huzur, güzel kokulu hava ve buram buram tüten toprak... Hemen onlardan biri oluveresi geliyor.

- Keşke bir sigara içebilseydim...

Camdan dışarı ayaklarımı uzatıp oturarak şöyle derin bir nefes çekip üfleseydim sanırım tadını çıkarabilirdim. Bütün olanları o ilk sigaranın verdiği umursamazlıkla unutabilir, yüzüm gülümserken bir küfür savurabilirdim bağırarak. Kafamı pencereye yaslar, öylece karşıya bakakalırdım.

Bak onca cümle kurdu bu "sensiz bir anım geçmiyor" diyen adam, hiçbirinde sen yoktun...ya da öyle sanıyorsun.

Yağmurlar düşerken görülen o su damlalarının herbirinde oluşan siluet sendin, kokladığım kokunun sen olmasını isterdim ve o toptağın kokusunu seninle içime çekmeyi, ya da onlardan birinin sen olmasını, sana kavuşmaya çalışan ve kavuşanınsa ben...

- Keşke bir sigara içebilseydim...

O an, beynimin durduğu o an seni düşünmemeyi deneyerek geçirmeye çalışmak ihanet gibi gelirdi. Keşke orda olsaydın o sigarayı içerken, elimden alıp atsaydın...

Daha geceydi, bundan 10 küsür saat önce. Rüyamda gördüm seni, elini tutuyordum ve dudaklarını öpebiliyordum. Sarılıyordun bana ve beni sevdiğini söylüyordun. Yüzüm gülüyordu, sen de gülüyordun. Uyanıp doğruldum, duvara yaslanıp ellerime baktım, boşlardı...ve gözlerim doldu ne yalan söyleyeyim, ağladım. Gözlerim odada seni aradı bir umutla, bulamadı. Yine ağladım... Gözlerimi diktiğim duvarda resmini gördüm, kalkıp daha yakından bakmak için bir an olsun gözlerimi yere doğru çevirdiğimde hayatımda en pişman olduğum andı, bir daha göremedim orda seni.

Oturdum hayatımda olduğun için gülmekten katıla katıla ağladım.

Sakın olmamazlık etme hayatımda, gözümün nuru....